Türk musikisi bilimken eğlence oldu...

-Alaeddin Yavaşca: "Türk musikisi bir bilim iken eğlence haline getirildi"`Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok`, `Kimseyi böyle perişan etme Allah`ım yeter`, `Nerde o günler nerde`, `Ne bildim kıymetin ne bildin kıymetim` ve daha yüzlerce esere imza atan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca`nın 2001 yılında Türk Musikisi Vakfı için hazırladığı 15 eserlik albümü, Kaf Müzik tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

Devamını oku...

Alaeddin Yavaşca ile sohbet...

“Biz konservatuvarı (İTÜ TMDK) 1975 yılında kurduk ve çok iyi sanatçılar yetiştirdik. Ancak yaş haddinden dolayı 2006′da ayrıldık. Sanatta insanın sağlığı yerindeyse, yaş söz konusu değildir. Bir sanatçının gözü görüyorsa, bilinci yerindeyse, davranışlarında bir arıza yoksa, o sanatçı kendisinden en çok yararlanılması gereken dönemdedir. Konservatuvardan 15 kişi ayrılınca 300 ders boşaldı. Boşluğu birileriyle doldurmaya çalıştılar. Sanatla doktor olmayı, sanatla hakimliği birbirine karıştırdılar. Tiyatroda da Yıldız Kenter böyle uzaklaştı konservatuardan.”

Devamını oku...

Piknik

Yeni Asya 'okuyucusu' olarak Pazar günü düzenlenen 3. Geleneksel İstanbul Pikniğindeydik. Belgrat Ormanları Neşet Suyu Mevkiini bulmak zor olmadı. Trafiğin yoğun olmadığı bir zaman diliminde oradaydık. Ailemiz ve dostlarımızla birlikte kahvaltı... ardından sohbet ve Aşık Hizani'den 'popun kökünü kazıtan' türküleri dinledik. Aşık Hizani'yi dinlerken, geçmişteki kutlamalar hafızamda canlanıverdi. Çanakkale , Fetih ve M. Akif `i anma geceleri Hizani`siz düşünülemezdi... Coşkulu konuşmaların ardından, Hizani elinde sazıyla, iskemleye oturur ve sazının tellerini konuştururdu. Aradan 20 yılı aşkın uzun bir zaman geçmiş... Ne eski kutlamanın coşkusu kaldı, ne de Hizani`nin yüreklere işleyen sesi...

Devamını oku...