Hava Durumu

Mp3 Player

Anasayfa arrow Basın arrow Prof. Dr. A. Yavaşça'nın şairane tavrı
Prof. Dr. A. Yavaşça'nın şairane tavrı Yazdır

Kıymetli hocamızı hepimiz büyük bestekar, hekimlikle ilgili bilim adamı ve usta bir yorumcu olarak biliriz. Oysa en güçlü duygu ve düşüncelerini şiirlerine aktarmış ve çok sayıda edebi eserler vermiştir. Hocamızın bu konudaki söyleşisine göz atarsak “Bestekarlığa soyunan kişi, önce musikiyi öğrenmesi, daha sonra da edebiyatı yani şiir sanatını bilmesi gerekir” demiş ve birçok bestelerinin güftelerini kendisi yazmıştır. Şiirlerini öylesine içten ve anlamlı bir şekilde işlemiş ki; aşkı tanımlarken gönül kafesini aydınlatan ve ona ışık veren cevherin yalnızca canan olduğunu ve içindeki ilham kaynağının da onda odaklandığını ifade etmiştir.

İşte bu eşsiz duygularını aruz vezni ile ele alarak segah makamında bestelemiş olduğu güzel şiirini hep beraber görelim:

  DOĞDUN YİNE SEN GÖNLÜME BİR NUR GİBİ ŞİMDİ
  ÇEHREN GÜZELİM BİL Kİ BENİM AŞK MELEĞİMDİ
  SEN SOLMA SAKIN İLHAMI KALMAZ BU CİHANIN
  SEN SEV Kİ BENİM KALBİM AÇILSIN SANA ŞİMDİ

Güzel ve anlamlı yaşam için neler yapmanız gerektiği hususunda hocamız bir şiirinde, öyle hoş ve derin öneriler getirmiş ki, aşka ve zevke öncelik tanımış, yaşamın onunla yüceliğini bildirmiştir. Ayrıca azapla güzel yaşamı felsefi açıdan karşılaştırmak ve güzel yaşama sırrını sevmek yalnızca sevmekle ifade ederek dizelemiştir.

Hocamızın mahur makamda bestelediği bu hayat dolu şiirinin ilk kıtasını okuyalım.

  DERDİ BAŞTAN ATALIM YAŞAMAYA BAKALIM
  AŞKA VE ZEVKE BAKALIM KEDERİ UNUTALIM
  HAYAT BİR EMANETTİR DURMADAN DEVREDİLİP 
  SEVENLERİN GÜNLERİ NEŞ’ELERLE YÜCELSİN 

Biliyoruz ki, aşkın şiirle bağdaşması olayı yıllarca konuşulmuş ve günümüze kadar sürüp gelmiştir. Böyle bir bilgi öğrenci yıllarımda benimde ilgimi çekmişti. Bilhassa aşkın ilacı diye bilinen aşk iksirini çok merak etmiştim.edebi bilgiler açısından bana çok fayda sağlayan merhum hocam Mustafa Nafiz Irmak’a “Aşk şiirle bağdaştığına göre, şiirde aşk iksirini arar mı ?” yorumunu sormuştum. Hemen bana “Sen kimsin, aşk mı ?” diye cevap vermişti. Ancak daha sonra bana kıyamadı herhalde. Dönerek “Aşk iksiri: Dibi görünmeyen derin bir kuyu. Oraya inmek, onu görmek ve ona ulaşmak her kişiye nasip değildir” dedi. Bu cevap beni bir hayli düşündürdü.

Dilerseniz böyle gizemli ve anlamlı duyguyu içeren aşk iksirini, sevgili Alaeddin Hocamızın aruz vezinli ve rast makamındaki şiiriyle ne kadar güzel işlediğini hep birlikte görelim.

  SUNDUN BANA AŞK İKSİRİNİ GÖZ BEBEĞİNDEN
  UÇTUN O İLAHİ ADADA SANKİ TENİNDEN
  NURUYLA GÜZEL GÖZLERİNİ GÖRMEYİ HER AN
  ALLAH BİLİYOR ZEVK DUYARAK İSTİYORUM BEN.

Değerli hocamızın doğduğu il olan Kilis şiirinde, Kilis’e olan derin bağlılığını dile getirmiş ve Kilis’in tüm güzelliklerini sergilemiştir. Cömertlik, mertlik ve sevgi dolu girişimleriyle Kilis halkının sosyal görüşünü ortaya koymuştur. Mahur makamında bestelenen bu şiirin bir bölümüne göz atalım:

  KİLİS’İMİN BAĞLARI
  KEKİK KOKAR DAĞLARI
  KÜLTÜRÜ AYDINLATIR
  AYDINLATIR ÇAĞLARI.

  İNSANLARI CÖMERTTİR
  HEM DE EFECE MERTTİR
  İKRAMDA VE SEVGİDE
  İLLER İÇİNDE TEKTİR.

Özlem, özlem ve de özlem? Kıymetli hocamız özlemi anlatan şiirinde ise “özlemin derinliği” denen haz ile acının aynı duygu içerisinde ateşlendiğini ele almıştır. Her kişiye hitap eden ve dillerden düşmeyen bu güzel şiiri, hocamız rast makamında arı ve akıcı bir üslupla bestelemiştir.

Evet, bu anlamlı şiirle içimizde var olan hasretin burukluğunu hep beraber anımsayarak yaşayalım:

  SENDEN UZAK GÜNLERİM ZİNDAN OLUYOR
  HASRETİN, ELEMİN KALBİME DOLUYOR
  GÖNÜL BAHÇEMDE YAZIK HAYAL GÜLÜ SOLUYOR
  HASRETİN, ELEMİN KALBİME DOLUYOR.

Yıllarca İstanbul’a gönül verenler Boğaziçi’nin doğa güzelliğini ele almışlarsa da hem şiir ve hem de beste bazında bir yorum yapmamışlardır. Ancak 1957 yılında sevgili hocamız tarafından ilk kez bu denli mısralara alınmış ve hicaz zirgüle makamında bestelenmiştir. Boğaziçi’nin güzelliğini tüm dünyaya duyuran bu şiirin en güzel yanı, icra ederken Boğaziçi’ni bizzat yaşamamız ve onun hayalini içimizde kurmamızdır.
 Bu nedenle doğa harikası eserin birinci kıtasını geliniz hep birlikte hayalini kurarak meşk edelim:

  BOĞAZİÇİ ŞEN GÖNÜLLER YATAĞI
  HER BUCAĞI AŞIKLARIN OTAĞI
  YAMAÇLARI SANKİ CENNETİN BAĞI
  MEHTABI HOŞ, GÜNEŞİ HOŞ, GÜNÜ HOŞ
  BOĞAZİÇİ HERKESİ EDER SARHOŞ.

İste kıymetli hocamız Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın binbir güzellikleriyle dolu şiirlerinin bir kısmını sizlere aktarmaya çalıştım. Kim bilir hocamızın daha bilinmeyen ne güzellikleri vardır? Tabi ki deştikçe köpüren ve güzellikler sergileyen bu tavırlarını duyurmaya devam edeceğim.

Hocama saygılarımı sunuyorum.

Metin Mercimek
Kent Gazetesi-28 Mayıs 2007



Büyük üstat Alaeddin Yavaşça

1 Mart 1926, Kilis’te musikinin az ses verdiği yıllar. O zamanlar dış alemde ayrı güzellikte kuş sesleri ve doğal esintiler, evlerde ise ud, keman, saz, gramofon ve ezan sesleri hakim. Musiki ile ilgili sosyal imkanlar çok kısıtlı.Kıymetli hocamız bu dar çemberin içinde anılan tarihte dünyaya gelir. Tüm bebekliği süresince evlerindeki gramofon sesiyle beslenir. Hatta musiki tapkisini ağlayarak duyurur.

İşte, bebekliğindeki taş plak nameleriyle yoğrularak üstün başarılar sergileyen Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Hocamız, abideleşme mertebesine ilim ve sanat taşlarını dize dize günümüze kadar gelmiştir. Saymakla bitmeyen bu kıymetli taşlar, onun duygu hazinesinde var olan güzellik cevherinin bir aynası olarak ortaya çıkmıştır.

Gerek ilmi, gerek edebiyat tavrı, gerek musikişinaslığı ve gerekse usta yorumculuğu ile hepimizin gönlünde taht kuran kuran sevgili hocamız, böylesine dopdolu bir “HAYAT FELSEFESİNİ İÇEREN ŞİİRSEL ANLATIM” fırsatını bana verdiği için kendilerine sonsuzu saygılarımı iletiyorum.

  Bir güneş doğar Kilis dağarcığından
  İlham alır sazendeler dergahından
  Derin sevgi meşke dönüşür ahından
  Alem ihya olur beste agahından

  Bebekken ağlar derdi bilinmez neydi,
  Taş plakta onu susturan nameydi
  Önce sevdiği bestekar Şevki Bey’di
  İlk eser verdi, onun etkisindeydi.

  Doğumda ellerine düşen bebekler
  Ona kutsal saadet verir melekler
  Kalbinde saklı uçmayan kelebekler
  Bilinmez ne zaman, neyi, kimi bekler.

  İçindeki aşkı eseriyle yaşar
  İki büyük bestesinde çığır aşar
  “Ne bildin kıymetim” der sevgisi taşar
  “Ümitsiz aşka düşer” yükselir coşar.

  İlmi ve gizli aşkıdır barınağı
  “Zeki Arif Ataergin” dayanağı
  Unutmaz hocası “Sadettin Kaynağı”
  Ölmeden kendi teslim aldı bayrağı.

Metin Mercimek


 
< Önceki   Sonraki >
Tüm döküman polo ralph lauren ve materyallerin haklari www.alaeddinyavasca.com'a aittir.
© 2018 www.alaeddinyavasca.com
oroton australia monsoon dresses superdry clothing dansko clogs sperry shoes